Benim hikâyem 2008 yılında Pitaya sunucusunda başladı. Daha sonra arkadaşlarımın peşinden Ergenekon’a geçtim. GrandShinsoo loncasında güzel dostluklar kurduk, ilk sıralar için yarıştık. O günlerden aklımda kalan şey yalnızca kazandığımız mücadeleler veya yaptığımız eşyalar değil; birlikte bir şey başarmanın verdiği mutluluk.
En büyük sermayemiz emekti. Bir silahı geliştirmek, bir zırhı tamamlamak bazen günlerimizi alıyordu. Ama sonunda ortaya çıkan eşyanın değeri, üzerinde yazan özelliklerden çok daha fazlaydı. İçinde uykusuz geceler, sabır ve arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zaman vardı.
Sonra o emeğin bir anda kaybolmasının nasıl hissettirdiğini öğrendim. Uzun uğraşlarla biriktirdiğim eşyaları kaybettim. Nedenini tam olarak öğrenememek, derdimi anlatırken karşılık bulamamak, kaybın kendisi kadar yorucuydu. Oyunu bırakmayı düşündüğümde ise dostlarım beni yalnız bırakmadı. Birlikte yeniden başladık.
Bugün bir sunucu hazırlarken aklımdan çıkmayan şey tam da bu:
Bir oyuncunun eşyası yalnızca bir eşya değildir. Onun zamanıdır.
Bu kez masanın diğer tarafındayım
Oyuncu olarak başlayan merakım, yıllar içinde oyunun nasıl çalıştığını öğrenme isteğine dönüştü. İlk denemeler, çeviriler, küçük sunucular ve sayısız hata… Hayat bazen ara vermemi gerektirse de bu uğraş benim için hiçbir zaman bütünüyle bitmedi.
Pitaya2, o yıllardan kalan heyecanın ve öğrendiklerimin bir araya geldiği proje.
Amacım yalnızca açılışı kalabalık bir sunucu kurmak değil. İnsanların gönül rahatlığıyla başlayabildiği, kuralların kişiye göre değişmediği, arkadaşlarıyla eğlenirken emeklerinin karşılığını görebildiği bir ortam oluşturmak.
Bu yüzden hazırlık sürecinde yalnızca yeni içeriklere odaklanmıyoruz. Eşya kayıplarına yol açabilecek hataları, haksız kazanç sağlayabilecek açıkları ve oyuncunun ilerlemesini riske atan sorunları da tek tek ele alıyoruz. Oyuncunun görmediği bir düzeltme, bazen en gösterişli yenilikten daha önemli olabiliyor.
Hiç hata olmayacağını söylemek gerçekçi olmaz. Bizim sorumluluğumuz; hataları azaltmak için çalışmak, bir sorun yaşandığında araştırmak ve oyuncuyu belirsizlik içinde yalnız bırakmamak.
Birlikte vakit geçirmeye değen bir yer
İstediğim şey, yıllar sonra yalnızca “güzel eşyalarım vardı” diye değil, “orada güzel zaman geçirmiştik” diye hatırlanacak bir oyun ortamı.
Rekabet olsun, mücadele olsun, kazanmanın heyecanı olsun. Ama bunların temelinde adalet, güven ve karşılıklı saygı bulunsun.
Bu projenin sürdürülebilir olması elbette önemli. Fakat benim için sıralama belli: Önce gerçekten oynanmaya değer bir oyun, sonra onun etrafında oluşan güven ve topluluk.
Çünkü ben bu yolculuğa bir oyuncu olarak başladım. Bugün hazırladığım oyuna da hâlâ o oyuncunun gözünden bakıyorum.